13 Kasım 2010 Cumartesi

EĞİTİMDE KUR'AN VE SÜNNETİ REFERANS ALMAK (BOŞ)

"Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız." (8/Enfal, 24)
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın." (47/33)
“Ey iman edenler! Allah`a ve resulüne itaat edin. İşitip durduğunuz halde ondan yüzünüzü çevirmeyin. ” (8/20) 
"Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (33/36)
"Size, kendilerime sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmayacağınız iki şey bıraktım. Bunlar, Allah'ın Kitabı ve Rasulünün Sünnetidir." (???)
"Benim sünnetime uymayan benden değildir." 

ÇOCUK EĞİTİMİ (64/14-15)

“Ey îmân edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan bazısı size bir nevi düşmandır. Öyleyse onlara karşı dikkatli olun... Muhakkak mallarınız ve çocuklarınız (sizin için) bir fitnedir...” (64/Teğâbün, 14-15)
Yani, hevâlarına ve çarpık fikirlerine meyletmeniz sebebiyle hanımlarınız ve çocuklarınız sizlerin âhiret âlemi için en büyük düşmanlardan olabilirler. Onların kıyâmetten çok önce dünya hayâtında da düşman olmaları mümkündür. Kişi onların arzularına muhalefet ettiğinde ve kendileriyle ilgili olarak ilmin gereklerine göre hareket ettiğinde de ona düşman kesilebilirler.[1]
Müteakib âyetteki “fitne”den maksadın ‘imtihan vesilesi’ olduğu belirtilmiştir ki bu imtihanı kazanmanın tek yolu, onlara karşı vazîfeleri yapmak, ahlâklarını güzel kılmak, onları hayata en iyi şekilde hazırlamaktır. Aksi takdîrde âhiretteki mesûliyetinden başka, daha dünyada iken onlardan ukûkla(*) karşılaşılacaktır. “Çocuğunun kendisine iyi davranmasında ona yardımcı olan babaya Allah rahmetini bol kılsın”[2] hadîsi bu mânada gelmiştir.[3]
Nitekim hikmet ehli: “Çocuklarınızın ahlâkı bozulup sizi telâşa düşürmeden, onlara terbiye vermede acele ediniz!”[4] demiş; Arap edebiyatında ise, “Çocuğunu küçüklüğünde edeblendiren, büyüklüğünde sevinir” sözü yer almıştır.[5]



[1] Ebû Tâlib el-Mekkî, Kûtü’l-Kulûb, (trc. Muharrem Tan, İstanbul: İz yay., 1999), IV, 291
(*) Ukuk, daha ziyâde ana-baba gibi yakınlara karşı vazifeleri yerine getirmemektir. Her çeşit saygısızlık, kötü muamele, kalplerinin kırılması, maddî ihtiyaçlarının görülmemesi, ziyâret eksikliği gibi menfî davranışların hepsi “ukuk” kelimesiyle ifade edilmiştir.
[2] Ebu’l-Leys Semerkandî, Tenbîhü’l-gâfilîn, trc. Abdulkadir Akçiçek, s. 140. Hadîsin kaynakları için bkz. Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, IV, 29; Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, I, 514 (1376)
[3] İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, (Ankara: Akçağ yay., 1988), II, 513
[4] Ebû Hasan Ali el-Mâverdî, Edebü’d-Dünyâ ve’d-Dîn, (trc. Bergamalı Cevdet Efendi, İstanbul: M.E.B. yay., 1997),  s. 608
[5] A. Kâzım Ürün, Arapça Hikmetli Sözler, (Konya: Esra yay., 1998), s. 81

TEMEL EĞİTİM-TEMEL BİLGİLER (BOŞ)

1- İnanç ve ibadetle ilgili ana bilgiler
2- Ahlakla ilgili ana bilgiler
3- Diğer insanlarla muamele ve muaşeret bilgisi
4- Meslek bilgisi

KUR'AN'A GÖRE EĞİTİMDE CEZALANDIRMANIN ŞARTLARI (GELİŞTİR)

1- Kendisine peygamber ve kitap vasıtasıyla sorumlulukları bilirilmemiş bir insan cezalandırılmaz. (17/15)
2- Emirler ve yasaklar, yasaklanan hususlara alternatif meşru şeyler hususunda önceden bilgi verilmeli, kişi muhtemel tehlikeler karşısında uyarılmalıdır (9/115, 2/36)

İslam eğitimcileri, disiplin ve ceza konusunda özetle şunları tavsiye etmişlerdir:
1- Önce iyinin iyi, kötünün kötü olduğu telkin edilmeli
2-İyi işler yaptığında yüzüne karşı takdir edilmeli
3- Kötü davranışları varsa, bunlar başkalarından örnek verilerek kötülenmeli
4-İlk defa yaptığı olumsuz davranışlar görmezlikten gelinmeli; ikinci defa tekerrür ederse, kimsenin olmadığı bir yerde ayıplanmalı ve başkalarının bunu duyması veya görmesi halinde ayıplanacağı söylenmelidir.
5- Hataları sebebiyle devamlı olarak azarlanmamalıdır.
6- Gizlice yaptıkları mutlaka önlenmelidir.
7- Olumsuz davranışlarda ısrar ediyorsa inadı kırılmalıdır.
İşte ancak bu son noktada İslam eğitimcileri arasında görüş farklılığı ortaya çıkmaktadır. Bazıları, yapılan olumlu telkinlere rağmen hatalı davranışlardan vazgeçmeyen çocuk veya öğrencinin dövülebileceğini, ancak bunun bir sınırı ve ölçüsü bulunduğunu ifade ederken (İbn Sahnun, Kabisî, İbn Miskeveyh, İbn Sina, Gazzali, İbnu'l-Hacc, İbnu'l-Kayyım el-Cevziyye...); bazıları ise kesinlikle dayağa başvurmamak gerektiğini, dayakla bir sonuç elde edilemeyeceğini savunmuşlardır (Maverdi, İbn Haldun, Alaeddin Çelebi, Taşköprizade, Erzurumlu İbrahim Hakkı).

Kaynak: M. Emin Ay, "İslam Eğitimcilerine Göre Disiplin", İslam'da Aile ve Çocuk Terbiyesi Sempozyumu, s. 244

KUR'AN'DA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ (GELİŞTİR)

1- Kıssa ile eğitim
2- Soru-cevap
3- Misalle açıklama
4- Ümit ve korku ile eğitim
5- İbretle olaylara bakmak
6- Güzel örnekle eğitim
7- Yaparak yaşayarak